İnsan Kaynakları Sitelerine Farklı Bakış

Yeni mezun olan ya da mezun olmaya yaklaşan arkadaşların birçoğu sudan çıkmış balık gibi ne yapacağını bilmiyor. Tam da bu evrede arkadaşların imdadına insan kaynakları siteleri yetişiyor. Öncelikle siteye üye olunuyor ardından güzel özgeçmişler hazırlanıyor ve sondan bir önceki aşamaya geliniyor. Bu aşamada ise,  iş ilanlarına başvurular başlıyor. Buraya kadar hiçbir sorun yok. Herkes üzerine düşeni yapıyor, iş arayan görevini yerine getiriyor, insan kaynakları siteleri ise, iş arayanın amacına hizmet ediyor.

 Benim değinmek istediğim konu ise yukarıdaki paragrafın artalanı ile ilgili. Her yıl binlerce üniversite öğrencisi  “okulu bitirdiğimde iyi bir yerde çalışırım”  umudu ile üniversiteyi bitiriyor. Fakat bunların kaçı istediği işi buluyor; ya da okul bittikten sonra kaçının düşüncesi gerçekleşiyor? İşte bu soru, kişilerin bakış açısına göre değişen bir yapıya sahip. Yani öğrenci, üniversite hayatı boyunca sadece derse gidip yurduna döndüyse, okulda etliye sütlüye karışmadıysa; alanıyla ilgili, okuldan sonra çalışmak istediği meslekle ilgili bir çalışma yapmadıysa o kişinin mezun olduktan sonra yapacağı en iyi iş sadece insan kaynakları sitelerinden medet ummak olacaktır. Buradan lütfen insan kaynakları sitelerinin işe yaramayan bir site olduğu anlaşılmasın. Ben sadece insan kaynakları sitelerine çok umut bağlanmamasından yanayım. Bunu nedeni ise, her gün insan kaynakları sitelerine onlarca, yüzlerce hatta binlerce kişi başvuru yapıyor, özgeçmişlerini gönderiyor. Ve en kötüsü şirketlerin bu özgeçmişlerin hepsini inceleyecek ne vakti oluyor ne de yeterli personeli. İşte bu durumlar göz önüne alınarak insan kaynakları siteleri başta olmak üzere farklı alanlar kullanılarak iş araması yapılması gerekiyor.

Ey Gökhan! Sen şimdi yukarıda bunları yazdın; ama hiç tavsiyede bulunmadın, sadece eleştirdin dediğiniz aşikar. Bunu bilerek(tahmin ederek), naçizane bir iki tavsiyede bulunmak istiyorum. Öncelikle okulunuzda ilgi duyduğunuz alanlarda bir şeyler yapın. Ne yaptığınızın çok önemi yok. Eğer okulunuzda ilgi duyduğunuz bir konuda topluluk varsa üye olun. Onlarla birlikte etkinlik yapın, alanında uzman kişileri okulunuza davet edin, o kişilerle iletişim kurun, networkünüzü oluşturun. Daha sonra o kişileri arayın, hal hatır sorun. Unutmayın sizin gelmek istediğiniz yerden onlar daha önce geçti, onların tecrübelerini dinleyin. Diğer bir önerim ise, sosyal medyayı amacınıza hizmet edecek biçimde kullanın. Özellikle Linkedin’i çok işlevsel kullanın. Buradaki kişiler genellikle iş dünyasında aktif rol alan kişilerdir. Kim bilir belki özgeçmişinizi okumanızı düşündüğünüz kişi buradadır.

Bu arada yukarıda insan kaynakları sitelerinin evrelerinden söz ederken son evresini yazmamıştım. Onu son paragrafa sakladım. Bu hiyerarşinin en son evresi beklemektir. İşte bu iş arayan kişiyi çılgına çeviren bir evredir. Kimsenin çok beklememesi ümidiyle sağlıcakla kalın.

Ege Üniversitesinde İletişim eğitimi aldım. Üniversite hayatım boyunca kulüplerde farklı projeleri hayata geçirdim ve yöneticiliklerini yaptım. İK ve kurumsal İletişim Uzmanı olarak çalıştım. Şuanda CMS grubunda İnsan Kaynakları Alanında çalışıyorum, aynı zamanda şirketlere Etkili İletişim, Öfke ve Stres Yönetimi eğitimleri ve Kariyer merkezlerinde İnsan Kaynakları Uzmanlık alanında sertifika eğitimleri veriyorum.

1 Comment

  1. Merve Yıldırım

    22 Ekim 2012 at 17:01

    Bir yazının her kelimesi mi doğru olur 🙂 Mezun olmaya aday biri olarak topluluk şart diyorum.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir