Medya Okuryazarlığı

“Kitle iletişim araçları vasıtasıyla her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran, eğlendirme, bilgilendirme, eğitme, kamuoyu oluşturma gibi temel sorumluluğu olan görsel, işitsel, yazınsal araçların tümüne medya diyoruz” öyle değil mi?

Peki! “Medya Okuryazarlığı” nedir? Medya kelimesini okumak ve yazmak mıdır? Yok artık! Daha neler dediğinizi duyar gibiyim. Evet! Haklısınız medya okuryazarlığı yukarıda yazdığı gibi medya kelimesini okumak ve yazmak demek değildir. “Medya Okuryazarlığı” bir öğretme ve öğrenme süreci olarak kitle iletişim araçlarının nasıl kullanılması gerektiğini ve yayınların üretilmesinde/tüketilmesinde seçim yapabilme kabiliyetini geliştirmeyi ifade etmektedir.

Peki! “Medya Okuryazarlığı” neden gereklidir? Yapılan bilimsel araştırmalar, Türkiye’de televizyon izlenme oranının günde ortalama 3–5 saat olduğunu göstermektedir. Çocukların, yılın yaklaşık olarak 900 saatini okulda, 1200 saatini ise ekran karşısında geçirdikleri düşünüldüğünde durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Geçmişten beri medyanın bireyler, toplumlar üzerindeki etkisi aşikardır. Medya, bir ülkenin dördüncü kuvveti olarak gönüllerde yerini almış durumdadır. Yani nasıl bir yasama organından çıkan karar toplumu derinden etkiliyorsa medyada bu derece toplumlarda etkisini gösteriyor. Hatta zaman zaman medyanın diğer kuvvetlere baskı gurubu olduğunu da görüyoruz, yaşıyoruz. Burada hayatımızda büyük yer tutmuş bir kelimenin gücünden bahsediyorum. Kitle iletişim araçlarının birinde bile çıkan haberlerle bir günde insanların yaşantıları alt üst oluveriyor. İnsanların tüm planları değişiyor. Bugüne kadar iyi insan, güzel insan, topluma faydalı insan diye bildiklerimiz bile, bir sabah medya kanallarının birinde çıkan haberle kötü, düzenbaz, dolandırıcı vb. gibi kelimelerle yaftalanıyor. Buradan da anlaşılacağı gibi medyanın bize verdiklerini çok çabuk benimsiyor ve kabul ediyoruz. İşte bu benimseme, bu kabul etme ihtiyacını doğru düzgün bir biçimde yapabilmek için var Medya Okuryazarlığı.

Kısaca Medyayı okumak yorumlamak, anlamaktır. Sicim gibi yağan yağmurun altında sapasağlam bir şemsiye açmaktır.

Ege Üniversitesinde İletişim eğitimi aldım. Üniversite hayatım boyunca kulüplerde farklı projeleri hayata geçirdim ve yöneticiliklerini yaptım. İK ve kurumsal İletişim Uzmanı olarak çalıştım. Şuanda CMS grubunda İnsan Kaynakları Alanında çalışıyorum, aynı zamanda şirketlere Etkili İletişim, Öfke ve Stres Yönetimi eğitimleri ve Kariyer merkezlerinde İnsan Kaynakları Uzmanlık alanında sertifika eğitimleri veriyorum.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir