Networking

Geçtiğimiz Perşembe (22 Aralık 2011) Ege Üniversitesi Genç Girişimciler Topluluğu olarak İnsan Kaynakları semineri düzenledik. Seminerimize İnci Akü’ nün değerli İnsan Kaynakları Müdürü Sayın Fatoş Hüseyinca  konuşmacı olarak katıldı. Bu seminerde insan kaynakları kavramının tanımı, şirketlerdeki bu birimin ne işlevler yaptığı, günümüzde ve ülkemizde yapılan insan kaynakları çalışmaları konuşuldu.

Doğru işe doğru eleman yetiştirilmesinin önemini vurgulayan Hüseyinca, seminere katılanlara okul süresince dikkate almaları gereken birtakım tavsiyelerde bulundu. Bu tavsiyelerin en başında ise yabancı dilin ve sosyal bir birey olmanın avantajları yer aldı. Ben bu tavsiyelerden yola çıkarak birkaç şey söylemek istiyorum. Evet! Hiçbir mazeret bulmadan yabancı dil öğrenmek; eğer yabancı dilimiz varsa onu geliştirmek için sürekli bir çaba içerisinde olmalıyız. Bilindiği gibi dil öğrenmek büyük uğraş ister. Büyük uğraş dediğime bakmayın, her gün en fazla bir saatimizi ayırsak, bu konuda elle tutulur bir şeyler yapabiliriz bundan eminim. Fakat o bir saati ayırmak bile bazen büyük çaba gerektiriyor. Bu yüzden az önce dil öğrenmek büyük uğraş gerektirir dedim.

İkinci önemli koFatoş Hüseyincanu ise, sosyal bir birey olmak cümlesiydi. İşte bu konu, aslında herkesin hiç zorlanmadan yapabileceğine inandığım; fakat yanlış algılanmaya çok müsait bir konu. Ki genelde ya hep yanlış anlıyorlar ya da bilerek yapıyorlar. İnsanlara sosyal olun denildiğinde akıllara genelde sinema, tiyatro, gezmek, eğlenmek, dinlenmek, kitap okumak vs. eylemler geliyor. Tamam, haklısınız! Bunlarda sosyal olmak için gerekli materyaller; fakat iş bununla bitmiyor ki. Çevremde tanıdığım(okul) birçok arkadaşım var; yarısı bile sosyal projelerin içinde değil. Yarısı bile düzenlenen seminerlere, söyleşilere, eğitimlere, panellere katılmıyor. Ondan sonra hayat denen uzun soluklu koşuda sürekli önde olmayı planlıyorlar. Öne geçmek için sürekli antrenman yapmak, okul sonrasında biraz rahat edebilmek için network kurmak gerekir. Network’ün yapılacağı en güzel, en müsait ortamlar ise topluluklar, kulüplerdir. Tabi! Şunu da belirteyim, “network yaptım, okurken birçok kişiyle tanıştım. Ben okuldan mezun olunca bu bağlantılarımdan biri bana yardımcı olur” gibi düşüncelerle çok fazla meşgul olup rehavete kapılmayın. Çünkü neyin, ne zaman, nasıl olacağının hiçbir garantisi yok. Benim burada anlatmak istediğim; siz elinizden geleni yapın, yani birçok şeyi yapılması gerektiği gibi yapın. Hiç kimseyle iletişim kurmazsanız, sosyal projelerin içinde yer almazsanız, okul sonrasında zorluklar yaşayacağınızın garantisi var; fakat okul zamanında topluluklar, kulüpler bünyesinde gelen konuşmacılarla, eğitmenlerle bağlantınızı kurup daha sonrasında bu bağlantıyı koparmazsanız okul sonrasında iş bulacağınızın garantisi olmadığı gibi işsiz kalacağınız da garantisi yok.

Ege Üniversitesinde İletişim eğitimi aldım. Üniversite hayatım boyunca kulüplerde farklı projeleri hayata geçirdim ve yöneticiliklerini yaptım. İK ve kurumsal İletişim Uzmanı olarak çalıştım. Şuanda CMS grubunda İnsan Kaynakları Alanında çalışıyorum, aynı zamanda şirketlere Etkili İletişim, Öfke ve Stres Yönetimi eğitimleri ve Kariyer merkezlerinde İnsan Kaynakları Uzmanlık alanında sertifika eğitimleri veriyorum.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir