Y Kuşağı Olma Problemleri ve Çözümleri…

Geçenlerde Harvard Business Review sitesinde Alemşah Öztürk’ ün “Y kuşağı”  ile ilgili yazdığı benimde beğenerek okuduğum “Y Kuşağı Olma, Problemleri ve Çözümleri…” başlıklı yazıyı buradan da paylaşmak istedim. Yazı çok yerinde tespitlerle yazılmakla birlikte yol gösterici bir unsurda taşıyor. Buyrun okuyun.

İşim gereği hem gençler için hem de gençlerle çok çalışıyorum ve 20. yüzyıl gençliğinde ciddi farklılıklar görüyorum. Şimdilerde 20’li yaşların başında olan kitleden bahsediyorum.

Bu yaş grubuna ait insanların ortak özellikleri aslında dikkat çekici;

  • Her şeyden önce asla aynı işte uzun süre çalışacaklarını düşünmüyorlar.
  • En büyük bağlılıkları kendilerine. Buna rağmen çalıştıkları yerde başarılarının tanınmasını zama tercih ediyorlar.
  • Hemen hemen hepsi iş kurmak ve girişimci olmak istiyor. Denemekten korkuyor ama düşünceden vazgeçmiyorlar.
  • Çoğu aile fikrine çok sıcak ama ileriki yaşlarda (+35) bu konuya girmek istiyor
  • Teknolojiden bağımsız yaşamak diye bir şey yok. Hemen hemen hepsinde FOMO var (fear of missing out, yani bir şeyleri kaçırıyorum korkusu ). Bu yüzden telefon elde, iPad çantada yaşıyorlar.
  • Dikkat dağınıklığı ortak hastalıkları. Aslında bu işe de yansıyor; aynı anda birçok ufak şeyi çok rahat yaparlarken, tek bir şeye uzun süre odaklanmalarını isterseniz başarısız ve mutsuz oluyorlar.

Peki, Y Kuşağıyla nasıl çalışmak ve onları nasıl yönlendirmek gerekir?

Yine kişisel deneyimlerime göre;

  • Her şeyden önce 1-2 yıl sonra şirketten ayrılacağı gerçeğiyle yüzleşin. Dünyanın en iyi çalışanı bile olsa, bu süre içinde ya konuya olan ilgisini kaybedecek (bu durumda yer değiştirerek onu içeride tutma şansınız hâlâ var) ya da bu konuda o kadar iyi olacak ki kendi şirketini kurmaya karar verecek (bu noktada da melek yatırımcısı olmanızı öneririm).
  • Onun kişisel gelişimine katkıda bulunduğunuz sürece size inancı devam edecek ve artacak.
  • Saat konularında bu hedef kitleye daha az takılmak lazım, zira hayalleri yüzünden gece geç saatlere kadar ayakta kalacaklar ya da yeni bir şey öğrenmeye çalıştıkları için.
  • Mutlaka akıl hocalığı yapın, en çok buna ihtiyaçları var.
  • İyi bir lider, iyi bir girişimci nasıl olunur yaşayarak örnek olmalısınız.
  • Yaratıcı güçlerine inanın; birden fazla konuda ve zaman zaman farklı önem derecelerinde işlerde kullanın ve test edin, zorlandığını hissettiği an daha mutlu olacaktır.

Onu dinleyin, zaman ayırın…

Markalardan beklentileri ne bu kesimin?

  • Ortak yaratıcılık istiyorlar! Kendilerinin yaratıcılıklarına inandıkları için markanın onlara bu konuda alan tanımasını istiyorlar. Bence, burada tamamen serbest bir ortam değil de daha küratorlükle harmanlanmış bir “kullanıcı kaynaklı” içerik üretim yaklaşımı gerekli.
  • Gerçek zamanlı geri dönüş istiyorlar! Özellikle sosyal medyada. Çünkü yukarıda yazdığım gibi, kendilerini çok önemli görüyorlar. Bunu yapmayan markaları eski kafalı olarak değerlendiriyorlar.
  • Eğlenceli olan her şeyi markanın onlara sağlamasını istiyorlar. Markalar konusunda aptal değiller, öyle “akıllarının bir kenarına” yazılmıyor hemen her şey bu yaş grubunda. Biraz çaba gerekiyor ve hakkını vermek.
  • Kendileri gibi başkalarıyla tanışmak, kaynaşmak ve bir topluluk olmak istiyorlar. Bunun için markanın aracı olmasını da istiyorlar.

Kaynak: Harvard Business Review

Ege Üniversitesinde İletişim eğitimi aldım. Üniversite hayatım boyunca kulüplerde farklı projeleri hayata geçirdim ve yöneticiliklerini yaptım. İK ve kurumsal İletişim Uzmanı olarak çalıştım. Şuanda CMS grubunda İnsan Kaynakları Alanında çalışıyorum, aynı zamanda şirketlere Etkili İletişim, Öfke ve Stres Yönetimi eğitimleri ve Kariyer merkezlerinde İnsan Kaynakları Uzmanlık alanında sertifika eğitimleri veriyorum.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir